YEKA ve eksik azaltım usulü elektrik fiyatlarıyla ilgili ne anlatıyor?
August 23, 2017 14:13
3 DAKİKALIK OKUMA GEREKTİRİR.

Nedir YEKA?

Kısa adıyla YEKA olarak adlandırılan ‘’Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı’’ yönetmelikteki tanımına göre, “kamu ve hazine taşınmazları ile özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde kurulacak büyük ölçekli kaynak alanları”dır. Yönetmeliğe göre kamuya ait büyük araziler YEGM tarafından ya da YEKA amaçlı bağlantı kapasite tahsisi şeklinde geliştirilecektir[i].

Bu model ile enerji üretimi için ayrılmış arazi yatırımcıya, ARGE ve üretim yapılacak ekipman tesisi kurma ön koşuluyla devrediliyor. Fiyatlandırma ise eksik azaltım usulünce gerçekleşiyor ve üretilecek elektriği en düşük fiyattan uzun süreli satış sözleşmesi (PPA) imzalamayı kabul eden yatırımcı ihaleyi kazanmış oluyor.

Eksik Azaltım Usulü ve fiyatlar

Eksik azaltım usulü dünyada özellikle güneş enerjisi projelerinde son yıllarda sıkça karşımıza çıkan bir yöntem. 2016, dünyada eksik azaltımla ihaleye çıkan güneş enerjisi santrallerinin düşük fiyatlarla birbiriyle yarıştığı bir yıl oldu.

2016 yılında ihaleye çıkan en ucuz güneş fotovoltaik projeleri aşağıdaki tabloda görülebilir. 2017 yılında Hindistan’ın Rajastan bölgesinde 500MW’lık bir güneş fotovoltaik projesinde kWh başına 0.0244 sentlik (ABD doları) fiyatın bu listeye eklendiğini de hatırlatalım. 

Güneş Enerjisi PPA fiyatları ucuzlamaya devam edecek mi?

Fraunhofer Güneş Enerji Sistemleri Enstitüsü’ne göre güneş enerjisi en etkili enerji sistemlerinden biri oldu. Projeksiyonlar, Avrupa’da 2025 yılına kadar fotovoltaik projelerinin fiyatının kWh başına 4 ile 6 ABD sent arasında olacağı yönünde, 2050 yılına kadar ise fiyatların kWh başına 2 ile 4 ABD sent arasına gerileyeceği öngörülüyor.

Güneş enerjisi fiyatlarının bu denli düşük çıkması, çoğunlukla konvansiyonel projelerin kurulum maliyetlerinin küçük projelere göre daha az maliyetli olmasıyla açıklansa da, 2016 yılında gerçekleşen en ucuz fiyatların oluştuğu ihaleler, kurulu güç ile fiyat arasında dikkate değer bir korelasyon olmadığını gösteriyor.

Görüleceği üzere en düşük fiyat teklifi yapan proje 250-500 MW bandındayken, 150 ve 800 MW kurulu güce sahip iki proje hemen hemen aynı fiyattan PPA imzalamayı kabul etmiş durumda. Ayrıca en düşük fiyattan satışı taahhüt etmiş projelerin büyük çoğunluğu 250 MW’ın altına kümelenmiş durumda.

YEKA ihalelerinde çıkan fiyatlar bize ne anlatıyor

YEKA ihalelerinde ortaya çıkan fiyatlar oldukça etkileyici. Karapınar güneş ihalesinde oluşan kWh için 6,99 sentlik fiyatı rüzgarda 3,48 sentlik fiyat takip etti. Bu fiyatlar yenilenebilir enerjiden elektrik üretmenin yalnızca iklim değişikliğini engellemede etkili olduğunun değil ekonomik olarak da rüştünü ispat ettiğinin göstergesi.

6.99 sent rakamını, Türkiye’nin oldukça yüksek güneşlenme süresi ve fotovoltaik ekipmanlarda öngörülen fiyat düşüşleriyle birlikte okuduğumuzda, gelecekte güneşten elektrik üretmenin daha da ucuzlayacağının altını çizmeliyiz.

En ucuz elektrik üretme biçimi

Rüzgardaki fiyat ise hali hazırda piyasada en ucuz elektrik üretme yöntemlerinden birisi olduğunu açıkça ilan ediyor zaten. Rüzgarda ortaya çıkan fiyatın bugünün kuruyla TL karşılığı 12.24 TL kuruş/kWH,  18.08.2017 tarihinde gerçekleşen en düşük piyasa takas fiyatı (PTF) ise saat 04.00 için 11.51 TL kuruş/kWH. PTF 06.00’da rüzgarın fiyatını yakalarken, saat 15.00’da 20.55’e ulaşıyor[ii]. Gece saatleri rüzgarın daha fazla estiği ve rüzgardan üretilen elektriğin puant yaptığı saatler, bu sebeple kıyaslamak rüzgarın fiyatını bu saatle kıyaslamak doğru sonuç veriyor. Bu durum rüzgar enerjisinin en ucuz elektrik üretme biçimlerinden olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Hatırlamamız gereken ikinci nokta ise, bu fiyattan elektrik satmayı taahhüt eden grubun tek yükümlülüğünün üretim tesisini kurmak değil, AR-GE tesisisi ve türbin üretmek için fabrika kurmayı da kapsadığı. Yani şirket tüm bu tesislerin kurulum, işletim, bakım ve finansman giderlerini de hesaba katarak 3.48 USD cent/kWH fiyattan elektrik satmayı kabul etti. Ar-Ge tesisi ve üretim fabrikasından yalınlaştırılmış bir fiyatın gün öncesi piyasada oluşan en düşük PTF’den daha düşük olacağını düşünmek naiflik olmasa gerek: evet muhtemelen rüzgar, şu anda Türkiye’de elektrik üretmenin en ucuz yolu!

Güneşten elektrik üretmenin maliyeti piyasa fiyatlarının hemen üstünde

Güneşten elektrik üretmenin maliyetinin ise yukarıda bahsedildiği gibi 2025 yılına kadar Avrupa’da 4 dolar sent/kWH’a kadar gerileyeceği bekleniyor. Güneş YEKA’sında çıkan fiyat olan 6.99 sentin yarısından bahsediyoruz. Ancak mevcut 6.99 sentlik fiyat dahi, bugünün kuruyla 24.58 kuruşa denk geliyor. Yine 18.08.2017 tarihinde saat 15.00’da PTF 20.55 kuruş olarak gerçekleşmiş. Yani güneş santrallerinin en verimli çalışacağı saatte elektrik üretmenin maliyeti piyasadan yalnızca 4 kuruş pahalı. 2025 yılına dek güneşten elektrik üretmenin maliyetinin %50 ucuzlayacağı projeksiyonları doğrultusunda güneşin önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Türkiye’de de piyasa fiyatından ucuz olacağını öngörmek zor değil.Türkiye Elektrik Enerjisi Piyasası nereye gidiyor?

Yıllarca yenilenebiliri elektrik ihtiyacına çare olmayacak pahalı bir enerji üretme biçimi olduğu iddiasıyla küçümseyen hakim görüş bir yandan da fazla yenilenebilir enerjinin iletim hattında sıkıntıya yol açacağı iddiasını dile getirdi. Bugün Türkiye 78 GW kurulu gücü ve 43 GW puant taleple arz güvenliği yaşamayan etkin bir enerji piyasasına sahip. Geldiğimiz noktada her iki önermenin de doğru olmadığı anlaşıldı.

Potansiyelinin %1’inin dahi kullanılmadığı bir güneş enerjisi ve halihazırda en ucuz elektrik üretme biçimlerinden biri olan rüzgar enerjisinde atılacak çok adımı olan Türkiye; enerji planlamasını yaparken talep projeksiyonlarını bir kez daha gözden geçirmeli. Geçtiğimiz iki yılda piyasa fiyatları arz fazlası nedeniyle düşüş eğrisi gösterdi, mevcut PTF ile karlılığı olmayan kömür projelerini gerçekleştirebilmek için verilen bir dizi finansal ve bürokratik teşviğin yanına bir de alım garantisi eklendi. Eksik azaltım yöntemiyle ihaleye çıkan Çayırhan kömürlü termik santrali 6.04 USD cent/kWH fiyat ile sonuçlandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2005-2015 arası tespit edilen linyit rezerv miktarlarını 7.38 milyar ton olarak açıklıyor[iii]. Eskişehir, Trakya (Çerkezköy) ve Afyon başta olmak üzere 13 bölgede daha yerli kömür santrali projesi hazırlıkları sürüyor. Bu sahaların da Çayırhan modeliyle özel sektöre devri gündemde. Tüm dünyanın terkettiği, yatırım fonlarının yatırımlarını geri çektiği, finansman için hemen hemen her finansal kuruluşun ya reddettiği ya da ciddi önkoşullar istediği kömür projelerine yönelmek bir yana, bu projelere alım garantisi vermek yalnızca Türkiye’ye özgü bir yatırım modeli. Bunun yanı sıra, arz fazlası nedeniyle elektrik fiyatları zaten ucuzlamış durumda. Yeni kömür ve nükleer santrallerle arzı daha da fazla artırmak, marjinal maliyeti yüksek olan üretim santrallerinin piyasada oluşacak fiyatın marjinal maliyetinden düşük kalması nedeniyle santrali çalıştırmaması anlamına geliyor. Tüm bu santrallere oldukça yüksek fiyatlardan 15 yıllığına alım garantisi sağlamak ise Türkiye’de enerji piyasasını ve ekonomisini gelecek yıllarda ciddi bir risk altında bırakacak.

Halihazırda arz güvenliği sıkıntısı yaşamayan, elektrik fiyatları düşük olan Türkiye bu dönemde ihtiyacı olmayan elektriği üretecek baz yük santrallerine yeşil ışık yakıp, ihtiyacı olmayan elektriği yüksek fiyatlardan satın alma garantisi vermek yerine bu dönemi fırsat olarak değerlendirip ademi merkeziyetçi yenilenebilir enerji sistemlerine yatırım yapabilir. Yeni yapılan binalara enerji üretme zorunluluğu, kentsel dönüşümde çatıya güneş panelleri kurmak, sulamada güneş enerjisi kullanmak gibi bir dizi uygulamayla, Türkiye enerji ihtiyacını yerinde ve yenilenebilirden karşılayacak, dağıtım ve iletim kayıplarını azaltacak bir ülke haline gelebilir. Bu resme alınacak enerji verimliliği önlemlerini de eklediğimizde mesele daha da ilginçleşiyor. Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nin çalışmalarına göre, enerji verimliliği ile Türkiye %25 oranında tasarruf sağlayabilir. Bu durum kısa bir süre içerisinde Türkiye’de yeni nükleer ve kömür santralleri yapmanın da zaten gereksiz olacağını gösteriyor. YEKA’larda bu işin ekonomik olurunun ispatı aslında.

 

[i]             YEKA Yönetmeliği

              http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/10/20161009-1.htm

[ii]            EPİAŞ şeffaflık platformu

              https://seffaflik.epias.com.tr/transparency/piyasalar/gop/ptf.xhtml

[iii]           Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı kömür bilgi merkezi

              http://www.enerji.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Komur

yeka
eksik azaltım

EN İYİ DENEYİM İÇİN LÜTEN CİHAZINIZI DİK KULLANINIZ.