Sifnos ve Güssing bize ne öğretti
December 23, 2016 15:43
10 DAKİKALIK OKUMA GEREKTİRİR.

Sifnos

Yunan adası Sifnos (Cyclades) 74 km2’lik alana ve 2,500 kişilik sabit nüfusa sahip. Bu sayı yaz aylarında, (çoğu Yunan) turistler sayesinde 15,000’e yükseliyor. Ada, Atina’nın güneyindeki Pire limanından gemiyle 6 saat uzaklıkta. Anakarayla elektrik, gaz ve petrol bağlantısı yok. Adada temin edilemeyen, yetiştirilemeyen ve yapılamayan herşey anakaradan deniz yoluyla temin ediliyor. 1925 yılında inşa edilen ilk termik santralden beri, Sifnos adası elektrik için ithal yakıta bağımlı. Bu yüzden kış aylarında evleri ısıtmak, yaz aylarında da soğutmak için ithal yakıta doğrudan veya dolaylı bağımlı.

 

 

Sifnos birincil enerji talebi dağılımı.

Kaynak: Sifnos Adası Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı.

 

Bu ithal fosil yakıtların 2013 yılında maliyeti yaklaşık yılda 5.6 milyon euro idi: adanın sürekli sakinleri başına yıllık 2,240 euro’dan fazla. Sifnos’un çoğu sakini bunun farkında değil çünkü bu yüksek maliyetlerin sadece küçük bir payını ödüyorlar. Yunanistan çapında elektrik tarifeleri aynı. Bir başka deyişle: ortalamada daha fakir olan anakaranın sakinleri adalılara sponsor oluyorlar.

 

Diğer yandan, Sifnos’ta güneş uzun saatlerce ve güçle ışımaya devam ediyor. Dağlarında sürekli rüzgar esiyor. Buna ragmen adanın sakinleri, 2015 yılında bile hala nerdeyse tamamen fosil yakıtlara bağımlılar. İhtiyaç duyulan yakıt ve gazı almak için adadan ve özellikle Yunanistan’dan çıkan yılda 5.6 milyon euro gibi devasa bir rakam göz önüne alındığında buna inanmak güçleşiyor. 

 

Birçok Avrupa belediyesi Sifnos’a güçlü bir benzerlik taşıyor

 

İlk bakışta sanki Avrupa’daki belediyelerin çoğunun Sifnos ile bir benzerliği yok gibi gözüküyor. Ama bu bir yanılsama. Anakarada bizler hergün gelip giden gemileri görmüyoruz: enerjimiz kablolar ve boruhatları ile temin ediliyor. Ama burda da paramız yerel ekonominin ve ülkenin dışına akıyor: Rusya’da Gazprom’a, Norveç devletine ve Orta Yerel yenilenebilir enerji kaynaklarının maksimum kullanımını sağlayıp, yatırımları yerel sakinlere bırakarak, diğer şekilde kaybolacak paranın yerel ekonomi içinde kalması sağlanır. Bu canlı bir yerel ekonomiye ve artan istihdama dönüşür. Yılda 5.6 milyon euro’nun Sifnos için Yunanistan’ı terketmediğini düşünün veya daha da iyisi: Avrupa’da her bir belediyeye bu durumun yaygınlaştığını…

Bunun etkisi devasa olur: yerel ve sürdürülebilir enerjiye dönüşümün finansmanı artık bir sorun olmaktan çıkar. Örneğin, Sifnos için, bu dönüşüm 18 milyon euro’luk bir yatırım gerektiriyor: yıllık enerji maliyetinin dört katı bile değil…

 

Planlar hazır, finansman uygun: o zaman neden hiçbirşey olmuyor? Bu sorunun cevabı kolay: çünkü bu çözüm mevcut büyük enerji şirketlerinin ve siyasetçi, tedarikçi ve işveren ağının planlarına uymuyor. İşte bu yüzden REScoop.eu ‘Sifnos Adası Kooperatifi’ni ve Sifnos’taki enerji dönüşümünün yurttaşların kontrolüne geçmesini destekliyor. Bu bir ütopya değil. Avusturya’daki Güssing belediyesinin kanıtladığı gibi.

Adalılar geleceğinin kontrolünü ellerine alıyor.

 

Güssing

 

Avrupa çapında giderek artan sayıda belediye enerji dönüşümünün ne yapabileceğini çoktan gösteriyor. Avrupalı vatandaşlar, genelde REScoop’larda, bunu hayata geçiriyor ve genelde yerel idarelerle yakın işbirliği içinde çalışıyor. Çünkü bizim için –güneş, rüzgar, su- gibi yenilenebilir enerji kaynakları ‘müşterekler’: herkese aitler ve kullanımları yerel halk ve toplulukların yararına olmalı. Avusturya’nın Güssing kasabası bunun dünyaca ünlü bir örneği haline geliyor.

 

Avusturya’da Güssing Belediyesi’nin yenilenebilir enerjide istikrarlı ısrarı yerel ekonomide canlılık yarattı. Bölgeden genç insanların göçü tersine çevrildi. Ünlü aktör ve Kaliforniya eyaleti eski valisi Arnold Schwarzenegger, bölge hakkında: ‘Bütün dünya Güssing gibi olmalı’ dedi.

Güssing: yenilenebilir enerji ısrarı yerel ekonomiyi canlandırdı.

(greg.tv/Christoph Czernin GÜSSING RENEWABLE ENERGY GmbH. 2014 izniyle)

 

Rocky Mountain Enstitüsünden (ABD) Laurie Guevara-Stone’un 8 Ekim 2013 tarihinde Güssing hakkında yazdığı makaleyi yazarın izniyle aşağıda paylaşıyoruz.

 

Ölen bir Kasabaya Ekonomik Kalkınma Getirmek

 

Avusturya’nın önemli bir sanayi ve ticaret hacmi olmayan küçük kasabası bugünlerde yerel yenilenebilir kaynakları sayesinde güçleniyor. 4,000 nüfuslu Güssing Avusturya’nın doğusunda yer alıyor. 1988 yılında 27,000 nüfusu olan bölge Avusturya’nın en fakir alanlarından biriydi. Tarıma bağlı bölgede, ulaşım altyapısı yoktu, işsizlik yüksek seviyelerdeydi ve nüfusun yüzde yetmişi her gün iş için 100 mil ötedeki Viyana’ya yolculuk ediyordu. Çalışma yaşındaki nüfusun üçte ikisinin işsiz olduğu ve genç nüfüsunun terkettiği kasabaya bu nedenlerle ölen kasaba deniyordu. Raylı ağda ve Avusturya otobanında bağların eksikliği nedeniyle enerji maliyetleri de oldukça yüksekti.

Bu dönemde Güssing kasabasının yıllık 8.1 milyon dolarlık fosil yakıt faturasını zorlukla ödediği söyleniyordu.

Kasaba liderlerinden bazıları, (çoğunlukla ısınma için kullanılan) yakıt gazı ve elektrik için kömür gibi) diğer fosil yakıtlara harcanan 8 milyon doların, eğer kendi enerjilerini üretirlerse yerel ekonomide kalacağını farkettiler. Ancak, eğer enerjide kendine yetmek istiyorlarsa, öncelikle enerji kullanımını azaltmaları gerektiğinin de farkına vardılar. 1990 yılında, kasaba enerji verimliliği programını başlatarak bütün kamu binalarını yeni yalıtımlarla tadilatını yapıp sokak lambalarını enerji verimli ampüllerle değiştridi. Böylelikle kasaba merkezindeki binalarda enerji harcamaları neredeyse yüzde elli oranında azaldı.

Büyük oranda gelişmiş verimlilikle, kasaba yerel ekonomide daha fazla para tutmak için bütün kamu binalarında fosil yakıt kullanımını tamamen yasaklayan bir politika benimsedi.

 

Yerel kaynaklarla Isınma

Güssing’de çok fazla rüzgar yok ancak biyoyakıt için bol kaynak var. Kasaba 133 hektar orman alanı ile çevrili. Bazı yerel sakinler, ormandaki odunun bozunduğunu ancak kullanılmadığını farkedip, altı evin ısınması için bölgesel ısıtma istasyonu işletmeye başladı. Projenin başarısıyla, küçük ölçekli daha fazla bölgesel ısınma sistemleri kuruldu. Kasabayı canlandırmaya çalışan belediye başkanı bu gelişmelerin farkına vardı. 1996 yılında, ısıtma sistemi bütün kasabaya yayıldı ve aynı zamanda beş kilometer yarıçapında sürdürülebilir ormancılık uygulamaları ile toplanan yenilenebilir hammaddeler elektrik üretiminde de kullanılmaya başlandı.

Daha sonra, 2001 yılında federal hükümetin yardımıyla, Güssing biyoyakıt gaz tesisi kurdu. Tesis, ormanda seyreltme çalışmaları sırasında çıkan odun parçaları ve ahşap parke şirketinin atık odunlarıyla çalışıyordu. Tesis buhar, karbon ve hidrojen kullanarak ve daha sonra bu molekülleri tekrar birleştirerel kentin elektrik santraline yakıt sağlayan bir tür doğal gaz oluşturuyor. Ortalama 2 megawatt elektrik ve 4.5 megawatt ısı üreten tesis kasabanın enerji ihtiyacından fazlasını üretirken, yılda çıkan biyokütlenin sadece üçte birini kullanıyor. Kasaba ayrıca kolza tohumunu biyo dizele çeviren bir tesise sahip. Bu tesis, bölgedeki bütün yakıt istasyonlarına tedarik sağlıyor.

 

Güssing: 2004 yılında Avusturya’daki en yenilikçi belediye ve 2005 yılı Küresel Enerji Ödülü sahibi. (www.guessing.co.at)

 

Örnek topluluk olmak

2007 yılında New York Times, Güssing’in Avrupa Birliği’nde karbon emisyonlarını yüzde doksan azaltan ilk topluluk olduğunu bildirdi. Bu da kasabayı bilim insanları, siyasetçiler ve ekoturistler için bir çekim merkezi haline getiriyor. Bir yıl sonra, Güssing ikinci nesil yakıtların termik ve biyolojik gazlaştırma ve üretimine odaklanan bir araştırma enstitüsü kurdu. Aynı yıl, Güssing’de 850 megawatt’lık modül üretimi yapan ve 140 kişiye istihdam olanağı sağlayan bir güneş paneli imalatçısı kuruldu. Çeşitli fotovoltaik ve güneş ısı şirketleri de Güssing’e taşınarak, bölgede yeni uygulama tesisleri kurulumu yaptı.

 

Bu küçük kasaba yenilenebilir kaynaklardan kullandığından fazla enerji üreterek net enerji üreticisi haline geldi. Kasabanın 10 kilometre çapında, yenilenebilir enerji teknolojilerini kullanan toplamda otuzdan fazla elektrik santrali var. Şimdi hedef, Güssing gibi küçük bir kasabadan öğrenilen dersi bölgenin tüm nüfusuna yayarak, 27,000 nüfuslu bölgenin tümünün enerjide kendine yeten net üretici olmasını sağlamak. Günümüzde her hafta Güssing’e 400 kişi gelerek çeşitli uygulama tesislerini ziyaret ediyor.

Avusturya’nın en sevilen ünlülülerinden, eski Kaliforniya Valisi ve yenilenebilir enerji savunucusu Arnold Schwarzenegger bile 2012 yılında kasabayı ziyaret etti. Güssing yenilenebilir enerji uygulama tesisinde konuşma yapan Schwarzenegger, ‘Güssing yeşil bir ada haline geldi. Kendi bölgesel ısıtma sisteminizi kurdunuz. Kendi elektriğinizi üretiyorsunuz. Kendi biyoyakıt tesisinizi kurdunuz, odundan sentetik doğal gaz üretiyorsunuz ve araştırma labaratuarında yeni yakıtlar geliştiriyorsunuz. Ben bunu kendi gözlerimle gördüm. Herkes sizin örneğinizi izlemeli. Bütün dünya Güssing olmalı,’ dedi.

Kasabanın bugünlerde atmış yeni şirketi, 1,500 yeni istihdam olanağı ve enerji satışlarından kaynaklı 17 milyon dolar yıllık geliri var. Bunların hepsi yenilenebilir enerji sektörü sayesinde. Kasaba merkezi tekrardan inşa edildi ve genç nesil artık gelecekte kasabalarında kalmayı düşünebiliyor. Güssing örneğini diğer bölgeler de takip ediyor. Avusturya’da 15 bölgeden fazla bölge artık elektrik, ısıtma ve/ya ulaşımda enerji bağımsızı. Güssing kasabası, yenilenebilir enerjilerden oluşan geleceğin sadece mümkün değil, aynı zamanda ekonomik olarak da ne kadar karlı olduğunu gösteriyor.

Schwarzenegger'de aynı görüşte olmalı, çünkü giderken şöyle demişti, ‘Geri geleceğim.'

enerjimasası için çeviren: Duygu Kutluay

 

 

enerji kooperatifi
kooperatif
enerji demokrasisi
RESCOOP
yenilenebilir

EN İYİ DENEYİM İÇİN LÜTEN CİHAZINIZI DİK KULLANINIZ.